<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-640481161940548953</id><updated>2011-12-03T23:26:16.349+02:00</updated><title type='text'>Orçun CANLIOGLU Kişisel Blog Sayfası</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>orcuncanlioglu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11637990529992664327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>29</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-640481161940548953.post-5837646306611353193</id><published>2011-12-03T23:18:00.002+02:00</published><updated>2011-12-03T23:20:31.035+02:00</updated><title type='text'>Ya Senin Yüzünden Ya Senin Sayende..</title><content type='html'>&lt;p style="margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;mso-line-height-alt:7.5pt"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;Film şeridi gibi geçiyor göz bebeklerimin arkasındaki gölgelerin içlerinden bir bir hatıralar. O an yaşanıyormuşçasına.. Ölüm anında geçer denilen hayatın film şeridinden bahsedilir ya, yaşadığımız hatıraları seyrediyor olmam belki de aşkımızın öldüğündendir gibi geliyor bana.. Fotoğrafını çekildiğim o yolun uçsuz bucaksız bir sonsuzluğa doğru sürdüğüne inanırken ben, sen beni o fotoğraf içine yerleştiriyorsun artık. Ben de aslında hayatın içinden çıkıp bir kareye sığmaya çalışıyorum belki de. Gidişinin ardından, ardından gelemeyişimi anlatan bir resmi çizdiğimi görüyorum. Güneşe bakar gibi, ne kadar yürüsem de hiç ulaşamayacakmışım gibi. Gibi'yle benzetilen cümleleri sanmaktan başka bir şey yapmadığımı düşünüyor, yürümeye devam ediyorum senin gitmediğin, hiç gitmeyeceğin bir yoldan sana ulaşma çabası içinde. Güzel kelimelerin arkasına sığınarak güzelliğini ne kadar anlatabildiğimi yargılıyor belki de son mektubumu yazıyorum sana. Nereye göndereceğimi bilemediğim son zarfın üzerine yazılan beyaz boşluklardaki adres satırlarının altına görünmeyen imzalarımı atıyorum. Hiç bir zaman sonu gelmeyecek yazıların sonlarına bir kez daha Merhaba Sevgili yazıyor, yine tekrarlıyorum kelimelerin seni anlatamayacağı ispatını. Gidişine sonbaharları, gülüşüne ilk baharları bahane ediyorum. Sonu gözükmeyen papatya bahçelerinin renklerini alıp, sana olan nezaketimin fırçalarıyla tuvale değdiriyorum. Sarıyı saçlarına, beyazı kalbine dokundurdukça kör bir ressamın hayal gücünü oluşturuyorum. Uzun uzun cümleleri de ekliyorum saçlarının arasına. Seninle geçirdiğim onca anı anlatan sarı sayfaların romanını yazıyorum. Karakterler yerleştiriyorum içlerine. Fedakarlığı baba, sevgiyi anne, öfkeyi Apti Efendinin her sabah öten horozu yapıyorum. Trajikomik hikayelerden özetler çıkarıyor, sonu hüzünden başka bir şeyle bitmeyen ders çıkaracak öyküler yazıyorum. Attığın her adım için daha da uzatıyorum bu anlamsızca yazılan imaları. Sonunu getireceğime inanmadığım, sonu gelmiş bir aşkın kalbe kazınmış yazıtlarını ilgili insanların küçük fırçalarıyla ortaya çıkarmasını sağlıyorum. Aşkın doğuşu ile süregelen aşkların evrim teorisini yıkan bir hikayelerin dedikodularını yerleştiriyorum çocukların soru işaretleriyle dolu zihinlerine. Doğumuma yakın bir doğuşuna şükrediyorum sonra. Batıl inançlar ediniyorum sana inanarak. Öldüğünde karabulutların etrafımı saracağı bir lanete inanıyorum. Koruyorum inançlarımı sana inanışlarımla. “Araya kilometrelerin, yılların girmesiyle bile kaçamayacak, ne olursa olsun asla uzaklaşamayacak olan avuçların sımsıkı tutuşlarıyla her gün her nefeste bir kez daha haykırmalıydı kendisini bana” diye bahsettiğimi anımsıyorum bu münasebet için söylediğim bir takım şeyleri. Kareli defterlere yazıyorum, bir matematik gibi. Ya beyaz, ya siyahtır diyorum. Kuralları katıdır diyorum tüm bunlar için. Her şey için..&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;mso-line-height-alt:7.5pt"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;mso-line-height-alt:7.5pt"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;Beyaz mürekkebe daldırıyorum şeffaf dolma kalemimi. Karikatürler yazıyorum içten kahkalarımla. İçi boş konuşma balonlarıyla dolu çizilmemiş insanları anlatıyorum küçük karelerde. Güldürürken düşündürmek de istiyorum aynı zamanda. Makaleler yazıyorum hiç sabaha çıkmayacak olan gazetelere. İnsanın yazmak için hayal gücünden, sahip olduğu kelimelerden ziyade, yazmak için sebebi olması gerektiği aklıma geliyor bir süre sonra. Ne için yazdığımı hatırlıyor, ikileme düşüyorum..&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;mso-line-height-alt:7.5pt"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;mso-line-height-alt:7.5pt"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;mso-line-height-alt:7.5pt"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;Ya senin yüzünden yazdım, ya senin sayende.. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;mso-line-height-alt:7.5pt; tab-stops:398.35pt"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;                                                                                                                                                                                 &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;mso-line-height-alt:7.5pt"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;mso-line-height-alt:7.5pt"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin:0cm;margin-bottom:.0001pt;mso-line-height-alt:7.5pt"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;Orçun Canlıoğlu&lt;/b&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%; "&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/640481161940548953-5837646306611353193?l=orcuncanlioglu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/feeds/5837646306611353193/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2011/12/ya-senin-yuzunden-ya-senin-sayende.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/5837646306611353193'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/5837646306611353193'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2011/12/ya-senin-yuzunden-ya-senin-sayende.html' title='Ya Senin Yüzünden Ya Senin Sayende..'/><author><name>orcuncanlioglu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11637990529992664327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-640481161940548953.post-3306167607152446350</id><published>2011-06-14T21:09:00.005+03:00</published><updated>2011-06-16T17:59:57.364+03:00</updated><title type='text'>Birinden vazgeçmek zorunda kalırsanız eğer..</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;b&gt;Birinden vazgeçmek zorunda kalırsanız eğer, yokluğu memnun eder sizi..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Çünkü onun yanında onun varlığı değil, sizin onun yanında varlığınız yok eder sizi,&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Onu bu durumu bilmeden memnun etmemesi gibi,&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Birinden vazgeçmek zorunda kalırsanız eğer, mutluluğu memnun eder sizi..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;"Ben yokum diye mutlu" olabildiğine inandırmak kendini ve onu..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Memnuniyetinizi hor görmezler, çünkü sizi sadece "sevmezler"..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Vazgeçildiklerine inanmak istemezler..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Birinden vazgeçmek zorunda kalırsanız eğer, bir başkasının vazgeçilmezi olması sevindirir sizi..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Birinden vazgeçmek zorunda kalırsanız eğer, vazgeçmeye neden olabilecek şeylere isyan etmenizin sadece suskunluğu siner üzerinize..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Söyleyemediğiniz, belki de gururunuza yediremediğinizi dile getirememenin pişmanlığı değil, ona ait olduğuna inanmanın pişmanlığı yakar sizi..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Birinden vazgeçmek zorunda kalırsanız eğer, vazgeçirten her ne varsa, onlarla savaşın mücadelesi mutlu eder sizi..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Birinden vazgeçmek zorunda kalırsanız eğer, siz onu değil, hayat zindan eder sizi..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Fedakarlıkları unutturmaz hayat.. Bir zaman gelir ve her şeyden vazgeçilebilir..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Unutmazsınız; Aslında bırakılan değil, kaybedilenleri.. Hüzün bile çökmeye korkar üzerinize, size bir şey olmasın diye..  &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Bir ufak kıvılcımı düşlersiniz, umudunuz olur yaşama dair atılan her adımlarınızda..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Her ne varsa paylaşamadıklarınızda, her şeye rağmen, her şeye değermiş gibi gülümseyebilirsiniz;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Tabi, birinden vazgeçmek zorunda kalırsanız eğer..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Orçun CANLIOĞLU&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/640481161940548953-3306167607152446350?l=orcuncanlioglu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/feeds/3306167607152446350/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2011/06/birinden-vazgecmek-zorunda-kalrsanz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/3306167607152446350'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/3306167607152446350'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2011/06/birinden-vazgecmek-zorunda-kalrsanz.html' title='Birinden vazgeçmek zorunda kalırsanız eğer..'/><author><name>orcuncanlioglu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11637990529992664327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-640481161940548953.post-2381734100880390533</id><published>2011-05-01T23:28:00.010+03:00</published><updated>2011-05-02T17:31:18.970+03:00</updated><title type='text'>"Formspringme" Nedir ? Tedavisi nasıl yapılır ?</title><content type='html'>&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;Genelde erkek ergenlerin &lt;i&gt;knight online, metin2&lt;/i&gt;&lt;span&gt;  &lt;/span&gt;gibi online oyunlarla vakit geçirmeleri üzerine, liseli kız ergenlerinin sanal ortamdaki hayatlarının “msn ve facebook” olduğunu görüyoruz.&lt;span&gt;  &lt;/span&gt;Ne level atlayacak bir karakteri, ne de büyütecek bir savaşçısı yok bu kızcağızlarımızın. “Dudak büzme” olsun, “aa haberim olmadan çekilmişim” olsun, “for you &amp;lt;3” olsun bu tip alt seviyedeki daha iyi kareleri paylaşma hırslarından başka bir şey olmadığı apaçık ortada.&lt;span&gt;  &lt;/span&gt;Ergen kızın halinden anlayan bir akıllı kardeşimizin bu kişilerin zamanlarını harcamada yardımcı olucağını görüyorum.Tıpkı twitter gibi, daha çok hayranı olan kişilerin kullanması gereken, sevenlerine sanal olarak daha da yaklaşma fırsatı bulduğu çeşitli platformlardan biri de kuşkusuz “formspring.me” adlı sitedir.&lt;span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;Site, karşındaki kişiye soru yöneltip müsaade ettiğinde o soruyu cevabı ile yayınlaması ile oluşan basit bir temadan oluşuyor. &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;“Hide My Name” butonuna bastığınızda soruyu soran kişinin adı gözükmüyor, sadece sorusu gözükebiliyor. Kısacası lise 2ye giden bir ergen iseniz, sulanmak istediğiniz kıza/erkeğe “hide my name” &lt;span&gt; &lt;/span&gt;butonuna basıp “bnmle ckarmsn?” şeklinde Abaza kültürüne yakışır sorular yöneltebilirsiniz. İş sadece böyle de değil. Soruyu cevaplandıracak olan kişinin kendisini “Abbas Güçlü ile genç bakış” programına katılan ünlü profesör, öğrencilerden soruları alıyor ve cevaplandırıyormuş&lt;span&gt;  &lt;/span&gt;gibi hissetmesi ve bunun üzerine felsefik ve ciddi bir biçimde laubali olmayan cevaplarını görebiliyoruz. &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;Örnek bir soru-cevap paylaşabilirim müsaadenizle;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;Ergen liseli genç kız diye nitelendirilen makyaj malzemesi ruhlu “dişi”den soru gelir;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoListParagraph" style="margin-left:19.5pt;mso-add-space:auto; text-indent:-18.0pt;mso-list:l0 level1 lfo1"&gt;&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;-&lt;span style="font:7.0pt &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;          &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;KIZ: Aşk senn iicn nee :D&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;Soru geldiğini gören ergen, kendisini yıllardır profesörlük yapıyormuş gibi hissederek bu soruyu cevabıyla birlikte yayınlayıp yayınlamayacağı konusunda gereksiz bir kompleks ve havaya kapıldıktan sonra, soru yönelten kişinin “dişi” olması üzerine pekala yayınlama kararı alır ve cevabını yazar,&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoListParagraphCxSpFirst" style="margin-left:19.5pt;mso-add-space: auto;text-indent:-18.0pt;mso-list:l0 level1 lfo1"&gt;&lt;!--[if !supportLists]--&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;-&lt;span style="font:7.0pt &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;"&gt;          &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;ERKEK: Aşk benim için artık bir kelimeden ibaret, yaşanması en gereksiz şeylerden. :)&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:19.5pt;mso-add-space: auto"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:19.5pt;mso-add-space: auto"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;Cevabın sonundaki “hafif gülümseme” sözün Abbas Güçlüye bırakılmasını ister biçimde olsa da, kendisini soruya cevap değil, kapak yaptığını düşündürtecektir ergen gencimize. Şayet bu soruyu soran dişimiz “hide my name” yaparak sorduysa, o gencimizin beynindeki hücrelerin “ALERT!” düğmesine koşarak, facebook ve msni “Quick Scan” yapacağını biraz zaman geçtikten sonra göreceğiz. Bu işin &lt;artık ne="" kadar="" alsa=""&gt; doğal&lt;span&gt;  &lt;/span&gt;kısmıdır. Bir de işin diğer yüzü vardır tabi ki, msn veya facebook’tan &lt;ki msnde="" sohbet="" etmek="" k="" mazide="" kimine="" re="" daha="" ok="" zahmetlidir=""&gt;” knka ya :D bna soru sorsna formsprngmden” şeklinde yarı yavşak cümleler kurduktan sonra karşılıklı soru sorma biçimi oluşmaktadır. Eğer, bu olayın oluştuğuna tanıklık ederseniz bilmelisiniz ki, en başta olan;&lt;/ki&gt;&lt;/artık&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:19.5pt;mso-add-space: auto"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:19.5pt;mso-add-space: auto"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;Facebook Profilinde bunu paylaşarak;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:19.5pt;mso-add-space: auto"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;“Haydi SOR! :D “ “Sorularınızı alıyım :D” “sorrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr .d “ gibi, olay olmuş, fakat kimse tarafından umursanmadığından ötürü ikinci aşamaya dönüşmüştür. &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:19.5pt;mso-add-space: auto"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:19.5pt;mso-add-space: auto"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;Kimisi için, yarın ne yiyeceği dert iken, kimisi için yarın ne giyeceği derdine düşüldüğü bir ülkenin klasik gerizekalı ergen kesim hikayelerinden biridir.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:19.5pt;mso-add-space: auto"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:19.5pt;mso-add-space: auto"&gt;&lt;b&gt;Yazımı okuduğunuz için teşekkürlerimi sunarım..&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:19.5pt;mso-add-space: auto"&gt;&lt;b&gt;İnsanlaşma yolunda ilerlemektense, çölde ergenliğin tsunamisine yakalanmak kadar acınası bir şey yoktur. Siz siz olun, yüzmeyi ne olur ne olmaz öğrenin.. :)&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:19.5pt;mso-add-space: auto"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:19.5pt;mso-add-space: auto"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;Saygılarımla&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:19.5pt;mso-add-space: auto"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;b&gt;Orçun Canlıoğlu&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:19.5pt;mso-add-space: auto"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="margin-left:19.5pt;mso-add-space: auto"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoListParagraphCxSpLast" style="margin-left:19.5pt;mso-add-space:auto"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/640481161940548953-2381734100880390533?l=orcuncanlioglu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/feeds/2381734100880390533/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2011/05/formspringme-nedir-tedavisi-nasl-yaplr.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/2381734100880390533'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/2381734100880390533'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2011/05/formspringme-nedir-tedavisi-nasl-yaplr.html' title='&quot;Formspringme&quot; Nedir ? Tedavisi nasıl yapılır ?'/><author><name>orcuncanlioglu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11637990529992664327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-640481161940548953.post-6067650454846166854</id><published>2011-04-08T02:10:00.002+03:00</published><updated>2011-04-08T02:15:46.669+03:00</updated><title type='text'>Canım Babam..</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 16px; "  &gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;strong&gt;Canım Babam;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt; &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;strong&gt;      Üşür mü, hastalanır mı, ne yaptı, ne etti? diye endişelenmeyeceğim.. Gözüm arkada kalmayacak mesela.. Hiç düşünmeyeceğim; hiç aramadı başına bir iş mi geldi? diye.. &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;strong&gt;Çünkü biliyorum ki, güvenilen bir yerdesin.. Hayatta en çok rahat edebileceğin bir yerdesin.. Rabbim seni yanına aldı.. Kurtardı belki de bu çileli hayattan.. Yarım bırakmadın aslında.. &lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;Sen, ailen ve sevdiklerin için elinden geleni yaptın.. Ailene devrettin yapmak istediklerini.. Hayallerini..&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt; &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;strong&gt;    Bizi bırakıp gittiğini öğrendiğimde, daha gözyaşlarımı akıtamadan, seni nerede toprağa kavuşturacağımızın münakaşası içine soktular beni.. Ben babamı nasıl seviyorsam, o da elbet babasını o kadar çok &lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;seviyordur diye düşündüm.. Celal dedem ile muhabbet edersiniz diye düşündüm.. Senin ona, onun sana anlatacakları vardır diye düşündüm.. Bizim seni özlediğimiz kadar, onun da seni ne kadar çok özleyebileceğini düşündüm..&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt; &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;strong&gt;      Akşamları masaya bir tabak eksik koyacağız mesela.. Otobüste, akşam trafiğine takıldığımızda beni arayan bir babam artık olmayacak.. Boş yere yanan bir ışık için azar işitmeyeceğim.. Beraber oturup maç seyredemeyeceğiz.. Bayram sabahları ilk elini öptüğüm birisi olmayacak.. Farklı olucak bundan sonrası.. Yaşanacak ne olursa olsun, hepsi sensiz olucak.. Kimisi öğretmenini, kimisi amcasını, kimisi dayı, kimisi abi..Herkes bir şeyini kaybetti.. Herkesin yaşadığı acı farklı.. Herkes için bir şey, bazıları için her şeydin..&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt; &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;strong&gt;      Hoşça kal demiyorum.. Çünkü hoşça kalacağın bir yerde olduğundan eminim.. Bundan sonra ben geride kalanların hoşça kalması için elimden geleni yapacağım.. Söz veriyorum.. Gözyaşlarım Rabbimin seni &lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;yanına almasından değil, kavuşacağımız güne kadar ki olan hasretimdendir.. Yoksa bilmiyor muyum elbet bir gün kavuşacağımızı ? &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;strong&gt;Biliyorum.. &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;strong&gt;Biliyoruz..&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt; &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt; &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;strong&gt;      Huzur içinde yat güzel insan..&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt; &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt; &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;strong&gt;                Seni çok seviyorum..&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;strong&gt;Orçun CANLIOĞLU&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/640481161940548953-6067650454846166854?l=orcuncanlioglu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/feeds/6067650454846166854/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2011/04/canm-babam.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/6067650454846166854'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/6067650454846166854'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2011/04/canm-babam.html' title='Canım Babam..'/><author><name>orcuncanlioglu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11637990529992664327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-640481161940548953.post-5659346922622173604</id><published>2011-01-28T20:12:00.003+02:00</published><updated>2011-01-28T20:20:43.902+02:00</updated><title type='text'>Biz Var Ya..</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Biz var ya, etrafımızdaki o kadar çok sevdik ki, gözlerimizin onlardan başkalarını görmelerine asla izin vermedik..&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;strong&gt;Biz  var ya, o insanlara o kadar çok değer verdik ki, hata yapmalarına  müsade etmeden önce, hata yapma ihtimallerini sildik hafızalarımızdan..&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;strong&gt;O  kadar çok güvendik ki, hata yapmalarına üzülürken, "Olsun, bir daha  yapmaz, affederiz" dedik.. O kadar çok sevdik ki " Bir daha aynı hatayı  yapsa yine affederiz. " dedik.. Diyebildik..&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;strong&gt;O  kadar çok bağlanırdık ki, hiç bir zaman 'Gidiyorum' demezdik..  Ayrılıkmış, küslükmüş, terk etmekmiş, bunlar bize göredir diye  düşünmezdik..&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;strong&gt;Biz var ya, her şeye rağmen severiz..&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;strong&gt;Biz, sevmeyi biliriz.. Hem de çok iyi biliriz..&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;strong&gt;'O' Olsa da severiz.. Olmasa da severiz..&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;strong&gt;Ama  bir gün gelip te 'Gidiyorum..' demeyiz.. Biz gitmek için, unutmak için,  terk etmek için sevmeyiz.. Unutmayı, terk etmeyi sevmeyiz.. &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Biz var ya..  Biz olduğumuz için "siz" lerden bir başka severiz..&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Orçun Canlıoğlu&lt;/strong&gt;*&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/640481161940548953-5659346922622173604?l=orcuncanlioglu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/feeds/5659346922622173604/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2011/01/biz-var-ya.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/5659346922622173604'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/5659346922622173604'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2011/01/biz-var-ya.html' title='Biz Var Ya..'/><author><name>orcuncanlioglu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11637990529992664327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-640481161940548953.post-8072281023309006874</id><published>2011-01-02T20:20:00.003+02:00</published><updated>2011-01-02T20:21:47.621+02:00</updated><title type='text'>Erkek, Kadın Olmadan Da Yaşayabilir..</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 16px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;b&gt;Erkek dediğin yalnız yaşamayı bildikten sonra beraber yaşamayı öğrenir.. Erkek, kadın olmadan da yaşayabilir.. Bağlı kalmak istemez erkek, bir başkasına bağlı kalan bedene.. Dostlarıyla bir araya gelen erkek düşünün mesela; kadınlardan çok hayatın içinden olan her şeyden biraz daha fazla bahseder, siyasetinden sporuna, geleceğinden, geçmişine dair iz bırakan, konuşturan ne varsa sofrasında dökülür şarkılar gibi.. Kadınsa ya bir erkeği çekiştirir ya da bir erkege sahip olan diğer bir kadını.. Ya mutlulugu çekiştirir, ya da sahip olunan yalnızlığı.. Erkek dostlarıyla buluştuğunda şık görünmek isterken, kadın dostlarıyla buluşmaya giderken yolda karşılaşacagı insanlara, masaya servis yapan garsonlara şık görünmek ister..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkek, kadın olmadan da yaşayabilir.. Bir saksıdaki çiçekle, kapısında yatan bir sokak köpeğinle bile paylaşabilir derdini.. Kadınsa derdini dinleyen, fikir veren ister.. Onu dinleyenin erkek olmasını ister..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkek, kadın olmadan yaşayabilir.. Farklı bakıştır.. Erkeğe göre tabiat, kadına göre ormandır görünen..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkek, kadın olmadan da yaşayabilir.. Erkek; "hayat arkadaşım" dediğini hayatına koymak ister, kadınsa "sevgilim" dediğini.. Erkek, kadının zor gününde yanında olmasını ister; kadın çirkin oldugu bir günde bile "bugün çok güzelsin" yalanını.. Erkek, dogruyu duymak ister, kadınsa duymak istediği yalanı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkek kadın olmadan da yaşayabilir.. Bir büyük rakı ile bir ömrü geçirebilir mesela.. Kadınsa erkek olmadan yaşayamaz.. Aksine erkek için yaşar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücut hatlarını belli eden kıyafetler, dekolte elbiseler.. Tüm bunların amacı sadece 'erkek'tir. Erkek ise takım elbiseyi bazen doğaya, bazen de dublesindeki buğuya yakışmak için giyer.. Bu yüzden erkek hayat için, kadınsa başkası için yaşar hep..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orçun Canlıoğlu&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/640481161940548953-8072281023309006874?l=orcuncanlioglu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/feeds/8072281023309006874/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2011/01/erkek-kadn-olmadan-da-yasayabilir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/8072281023309006874'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/8072281023309006874'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2011/01/erkek-kadn-olmadan-da-yasayabilir.html' title='Erkek, Kadın Olmadan Da Yaşayabilir..'/><author><name>orcuncanlioglu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11637990529992664327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-640481161940548953.post-6027197230256257704</id><published>2010-12-06T16:08:00.004+02:00</published><updated>2010-12-06T16:12:00.969+02:00</updated><title type='text'>Farklı Başlangıç, Aynı Sonlar..</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 16px; "&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;strong&gt;Herkes başta eşit yaşayamayabilir şu hayatı.. Hiç kimse aynı başlayamayabilir bu mücadeleye.. Fakat herkesin sonu aynıdır..&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt; &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;strong&gt;En günahkar olanın bile ruh tarafından terk edilmiş bedeni çok masum ve suskundur.. Her ne kadar nefret edilen olsa da, sessizliği yumuşatır nefreti.. Susturur her şeyi, diğer sonlardaki benzer suskunluklar gibi.. Başında atılan nefret çığlıkları karşısında susar.. Pişmanlıklara, hüzünlere hatta onun uğruna dökülen gözyaşlarına susar.. Onun geride bıraktığı her şeyi özlediği gibi yine onu bırakan her şey tarafından özlenir.. Hiç bir şeye layık olmasa da nefret edilmeye layık olması özlettirir kendini hayata.. Özlettirir kendini ondan nefret eden insanlara..&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt; &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;strong&gt;Aynıdır farklı başlayanların sonu.. Ve aynıdır hayat yolunda koşmaya çalışanların son adımları.. &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;strong&gt;Aynıdır topraklara dökülen birbirine benzer gözyaşlarının izleri.. Onun hayatta, hayatın onda bıraktığı izler gibi..&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt; &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: left; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;strong&gt;Orçun Canlıoğlu&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/640481161940548953-6027197230256257704?l=orcuncanlioglu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/feeds/6027197230256257704/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/12/farkl-baslangc-ayn-sonlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/6027197230256257704'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/6027197230256257704'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/12/farkl-baslangc-ayn-sonlar.html' title='Farklı Başlangıç, Aynı Sonlar..'/><author><name>orcuncanlioglu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11637990529992664327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-640481161940548953.post-523507264971121954</id><published>2010-10-30T23:14:00.004+03:00</published><updated>2011-12-03T23:26:16.360+02:00</updated><title type='text'>Tek Aşkıma.. Diyebilen herkes için.</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'trebuchet ms', verdana, arial, sans-serif; font-size: small; "&gt;&lt;div class="deleteBody"&gt;&lt;p class="postBody"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Özlemişim ile diyaloğa geçtiğim.. İlk defa cesaretle ve umarsızca sevebildiğim, kumral olduğuna dair sürekli inatlaşan, sinirlenmesiyle sonu kötü olsa da içimi ısıtan, kalbi gibi güzel ve temiz yüzlü aşkım;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="postBody"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Göz göze bakışırken bile özlediğim, gözlerinde ilk defa anlamları bulabildiğim tek sevgilim..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="postBody"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Şehvetinden, mutluluğundan çok; zulmüyle, yalanıyla tanıştığım aşktan nefret etmek istedim ilk başta. Vazgeçtim.. İnsan olduğumu unutmalıydım çünkü. Yapamazdım.. Pekala zamanla değişirdim.. Bu sebeple, öyle biri olmalıydı ki; o beni asla kabul etmeyecek olsa bile onu çok sevmeliydim.. Bu sefer bana yakın olup ta ulaşamadığım birini sevmeliydim.. Belki de ilk defa gerçekten birine aşık olmalı ve onu çok sevmeliydim..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="postBody"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Geçici bir heves olmamalıydı bu uzun sürmesi gereken aşk esintisi.. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="postBody"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Bu aşk araya kilometrelerin, yılların girmesiyle bile kaçamayacak, ne olursa olsun asla uzaklaşamayacak olan avuçların sımsıkı tutuşlarıyla her gün her nefeste bir kez daha haykırmalıydı kendisini bana..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="postBody"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Tekrar tekrar dinlenen parçalar gibi karşılıklı eşlik edilerek söylenmeliydi.. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="postBody"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Her sabah günaydın.. Her gece seni seviyorum ile bitmeliydi.. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="postBody"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Seni seviyorum diyerek mizahi ayrılıkların sonuna iki nokta üst üste koymalıydı..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt; &lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Hoşça kal derken içinden görüşmek dileği ile diye fısıldamalıydı kalpteki haykırışlara..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="postBody"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;İşte öyle bir aşk olmalıydı ki, yazın sıcağında deniz kenarında çayı yudumlarken alından akan terleri hafif bir meltem esintisiyle huzurlandırmalıydı.. Gülümsetmeliydi her daim..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="postBody"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Dün seni seviyordum.. Hatta bugünde.. Sanırım yarın da aynı duygular olacak içimde..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="postBody"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Orçun CANLIOĞLU&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;form action="http://www.blogger.com/post-delete.do" method="POST" id="deletePost" name="deletePost" style="border-top-width: 1px; border-top-style: solid; border-top-color: rgb(204, 204, 204); margin-top: 0px; padding-top: 1em; color: rgb(51, 51, 51); "&gt;&lt;div class="errorbox-good"&gt;&lt;/div&gt;&lt;/form&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/640481161940548953-523507264971121954?l=orcuncanlioglu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/feeds/523507264971121954/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/10/tek-askma_30.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/523507264971121954'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/523507264971121954'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/10/tek-askma_30.html' title='Tek Aşkıma.. Diyebilen herkes için.'/><author><name>orcuncanlioglu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11637990529992664327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-640481161940548953.post-8404688341770492085</id><published>2010-08-09T02:22:00.003+03:00</published><updated>2010-08-09T03:34:45.073+03:00</updated><title type='text'>- "Asıl Senin Yolun Açık Olsun.."</title><content type='html'>&lt;b&gt;Karmaşık düşüncelerin ile birlikte,  yanılgıların da aynı düşüncelerle birleşince söylemen gerekenleri tam olarak sarf edemezsin.. Söyleyemediklerin, ruh halini oluşturur zamanla.. İçindeki barışa asla uzanamayacak olan savaşın ateşleyeni olur adeta.. Bir bir sönen ışıklar, aydınlığın yokluğunu özletecek olsa da, karanlığın huzurunu sunmaya başlar sana..İşte sen o karanlığın içindeki ışık olan tek farklılık olarak kalacaksın bu hayatta.. O ışık, tek ümit edilen olarak bilinecek belki de.. Tek doğru olacak, tek olduğu varsayılacak.. Ha şimdi, yalnızlığı başarı sayıyorsun ya, her şey istediğin gibi olmayacak.. Her şeyini alıp gitmeyi düşüneceksin, unutmayı en büyük kozun olarak görsen de, bıraktıkların sendeki yaraların kapanmasına asla izin vermeyecek.. Her ne olursa olsun, kapatamayacaksın o açılan yaraları.. Çaresi 'ben' bile zor olan bir hastalığa kapılacaksın.. Avuçlarındaki papatyaları ne kadar ellerinle parçalasan da kokusunu duymaya devam edeceksin.. Tıpkı ben de ki 'sen' olan kokuyu asla unutamayacağın gibi.. Vazgeçeceksin sevmekten.. vazgeçtiğini sanacaksın! Her ne olursa olsun, unutamayacaksın.. Unutarak intikamını alamayacaksın.. Unutmanın verdiği sorumluluğu kaldıramayacaksın.. Bu yüzden, "sen asla" unutamayacaksın.. Bana verdiklerin daima ben de kalacaklar.. Bıraktıklarını geri alamayacaksın.. Rahat değil, yarım yaşayacaksın.. Herkesi olabilir ama, kendini asla kandıramayacaksın.. Bedeninden mahrum bıraktın diye ruhunu da yanında götürebileceğini mi sandın? Sen, sen asla eskisi gibi olamayacaksın.. Sen bundan sonra bir 'yeni' de olamayacaksın.. Sen sessizce ağlayacaksın.. Sen sessizce bağıracaksın.. Konuşarak anlatamadıklarını susarak anlatmaya çalışacaksın.. Sen, sen bundan sonra susarak anlattıklarını anlayanların mı hayatına dahil olacağını sanıyorsun? Sen uykuda unutmaya çalıştıkça rüyaların sana karşı çıkacak.. Sen bir başkasına mı sevdiğini söyleyeceksin?..  Sen hatırlayıp ta ağlamamak uğruna yalnız kalmaktan nefret edecek, asla yalnız kalmayı istemeyeceksin..Sen var ya kimseyi sevemeyeceksin.. Sen sadece amaçsızca yürümeye başladın.. İşte şimdi;&lt;/b&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Hani diyorum ya "ben gidiyorum" diye.. &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Ben gidiyorum da, asıl senin yolun açık olsun be.. &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Orçun CANLIOĞLU&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/640481161940548953-8404688341770492085?l=orcuncanlioglu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/feeds/8404688341770492085/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/08/asl-senin-yolun-ack-olsun.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/8404688341770492085'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/8404688341770492085'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/08/asl-senin-yolun-ack-olsun.html' title='- &quot;Asıl Senin Yolun Açık Olsun..&quot;'/><author><name>orcuncanlioglu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11637990529992664327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-640481161940548953.post-6020601001372527532</id><published>2010-07-17T22:06:00.003+03:00</published><updated>2010-07-17T22:38:12.449+03:00</updated><title type='text'>Ne Senle, Ne De Sensiz Olmuyor..</title><content type='html'>&lt;b&gt;Avuçlarıma biriken yosunları bırakıyorum yavaşça..&lt;/b&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Çakıl taşları beğeniyorum.. Birbirinden en güzel ve en farklı olanını seçiyor, onları fırlatıyorum..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Bir kaç kez olsun su üzerinde zıpladığını görmek, bir anlık bir şeyi yapabilme egomu tatmin ediyor belki de.. &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Seni çakıl taşlarına benzetmeye çalışıyorum.. Olmuyor..Benzetemiyorum.. &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Dokunmayıp, fırlatmadığım çakıl taşlarından mısın ? Yoksa beğenip savurduklarımdan mı ? Karar veremiyorum.. &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Anıları yeniden canlandırmamak için yaşamamak gerektiğini bile düşünmeye başladım.. Olmuyor.. Yaşamamayı gerektirecek bir şey yapamıyorum..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Aklıma geldiğinde gözyaşlarımı hissediyorum..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Aklıma geldiğinde rüzgarın esintisiyle titrediğimi hissediyorum.. İstediğim olsun istiyorum.. Ama hissetmemek elimde olmuyor..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Gözün, tenin, dudağın yanı sıra,&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Hiç bir ruh, kalp, yürek benzemiyor sana..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Olmuyor işte.. &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Ne senle, ne de sensiz olmuyor..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Orçun CANLIOĞLU&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/640481161940548953-6020601001372527532?l=orcuncanlioglu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/feeds/6020601001372527532/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/07/ne-senle-ne-de-sensiz-olmuyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/6020601001372527532'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/6020601001372527532'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/07/ne-senle-ne-de-sensiz-olmuyor.html' title='Ne Senle, Ne De Sensiz Olmuyor..'/><author><name>orcuncanlioglu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11637990529992664327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-640481161940548953.post-3267990424769497936</id><published>2010-07-16T00:21:00.006+03:00</published><updated>2010-07-16T12:19:32.427+03:00</updated><title type='text'>Muhteşem Aşk..</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;b&gt;Masmavi deniz renk itibariyle gözünüzde tirşe olmuşsa..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Elleriniz olması gerektiğinden daha fazla titriyor ve terliyorsa..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Leyleklerin sizi getirdiğine inanır gibi bir çocukluk hissi üzerinizde varsa..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Temmuz ayında vücudunuz sebepsizce üşüyorsa..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;En sevdiğiniz diziyi kaçırmak sizi hiç üzmüyorsa..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Merak ettikleriniz size gereksiz geliyorsa..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Virane bir ruhsal yapınız oluşmuşsa..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Ulaşılamayan hayallerde bile gereksiz ümit oluyorsa..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Razı geldikleriniz, sizin gururunuzu çökertecek kadar bile oluyorlarsa..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Karmaşık dünyanızda kendinizi tanrı ilan ederek, o tanrı yeniden bir karakter yaratıyorsa,&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Uzun bir yolda uzun bir yolculuğu yalnız yapacağınız aklınıza geliyorsa,&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Ne muhteşem ki; Aşık oluyorsunuz!.. &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Her iki yönden araçları saçma bir cesaretle görmezden geliyorsanız..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Önünüzdeki direği bir iki metre kala fark ediyorsanız..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Ayakkabılarınızın bağcıklarını moda olsun diye değil, vakit kaybetmemek için bağlamıyorsanız..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;İnsanlarla neden konuştuğunuzu yeni fark ediyorsanız..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Davranışlarınız, istediğiniz tarafından kontrol edilsin, yargılansın istiyorsanız..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Yaşamınıza renk katan farklı bir çok şeyler rutin geliyor, sıkılıyorsanız..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Kahvaltılarınız öncekilerden çok daha kısa ve hızlı sürüyorsa..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;En yakınınızdakiler bile, kendilerinden soğumuş olduğunuzu düşünüyorlarsa..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Alelade eylemler kargaşa yaratmanıza neden oluyorsa..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Ne muhteşem ki; Aşkı yaşıyorsunuz!..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Orçun CANLIOĞLU &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/640481161940548953-3267990424769497936?l=orcuncanlioglu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/feeds/3267990424769497936/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/07/muhtesem-ask.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/3267990424769497936'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/3267990424769497936'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/07/muhtesem-ask.html' title='Muhteşem Aşk..'/><author><name>orcuncanlioglu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11637990529992664327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-640481161940548953.post-5902425560998409727</id><published>2010-07-10T04:07:00.004+03:00</published><updated>2010-07-10T04:45:04.743+03:00</updated><title type='text'>Seni Tanımak..</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;b&gt;Kaybedeceğimi bile bile yanına varabilmek.. Belki de kendimi tanımak.. &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Seni tanımak.. Kendimi tanıyabilmek için bir sebebiyet sanki..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Kendimi tanıdığımı sanmak.. Seni tanımadan önce yapamadığımı bildiğim bir düşünce gibi..  &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Seni, seninle yaşayabilmek, bizi seninle birlikte tanıyabilmek, anıları birlikte yaşatabilmek beni duygulandıran.. &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Beni farklılaştıran.. Senin farklılığını tanıtan.. &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Bana karşı çok sade,saf ve hür tavrın.. Ay çiçeği tarlasındaki ay çiçeklerinin güneşe karşı tebessümü gibi gülümsetici..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Bana karşı cesaretin.. Bir kelebeğin ormanda hızlıca kanat çırparak doğaya isyanı gibi şaşırtıcı..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Bana sadık kalman.. Bir kedinin, yavrusunu ağzıyla taşıması kadar tatlı..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;İşte öyle farklı.. Öyle hoşnut edici.. Öyle tebessüm uyandıran.. İşte öyle güzel.. İşte öyle mutluluk verici..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Kendimi, seni ve bizi tanımak.. &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Yokluğun zor geldiğinde hüzünlenerek özlemek.. &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Seni tanımak, haykırarak susmak gibi..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Seni tanımak, işte seni öyle anlatılamayacak kadar kelimelerin anlatılamadığında yarattığı saçmalıkların sonsuzluğu  kadar sevmek gibi..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Seni tanımak, uğruna vazgeçilenlerden pişmanlık duymamak gibi..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Seni tanımak, senin için vazgeçilmeyenlerden pişmanlık duymak gibi..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Seni tanımak, kendini unutmak gibi..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Seni tanımak hayatta sınırsız alanlara bir anda tel örgüler ile sınır çizmek gibi.. &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Seni tanımak, bakış açılarını yok etmek gibi.. &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Seni tanımak, yaşanılan yerde görülmesi imkansız olmayanların bile sen olmadığında göremediği gözlere sahip olmak gibi..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Seni tanımak, sadece seni görebilen gözlere sahip olmak gibi..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Seni tanımak, işte şimdi yaşadığını fark etmek gibi..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Orçun CANLIOĞLU&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/640481161940548953-5902425560998409727?l=orcuncanlioglu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/feeds/5902425560998409727/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/07/seni-tanmak-yasadgn-fark-etmek-gibi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/5902425560998409727'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/5902425560998409727'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/07/seni-tanmak-yasadgn-fark-etmek-gibi.html' title='Seni Tanımak..'/><author><name>orcuncanlioglu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11637990529992664327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-640481161940548953.post-163922526757978949</id><published>2010-06-20T16:59:00.004+03:00</published><updated>2010-06-21T00:28:21.212+03:00</updated><title type='text'>Duygularımı Sevmeyin, Saygı Duyun..</title><content type='html'>&lt;b&gt;Masallardaki insanlar gibi sonlarımız olsun isteriz.. &lt;i&gt;"Sonsuza kadar mutlu yaşarlar" &lt;/i&gt;sözüne hemen inanıveririz.. Dinlediklerimiz veya okuduklarımızda ki tüm duygular mutluluk içindir sanki.. Ya da yazılan ve anlatılan o kelimeler sadece mutluluğu ifade eden duyguların var olduğuna inandırırlar.. Görmeden, hissetmeden kelimelerin gücü ile ne kadar güçlü canlıların büyüklüklerine inanırız.. Bir şeye hiç bir şekilde inanmayıp bu kadar dikkatle dinleyen başka bir canlı daha var mıdır ? Hayır.. Şimdi bu düşüncem gibi her insanda farklı olan ve farklı birinden çıkan düşünceler vardır.. Şu an da olduğu gibi; Benim gibi düşünemezsiniz, çünkü sizden daha önce düşündüm. Sadece ve sadece benim düşüncelerime katılabilirsiniz.. Düşüncelerime katılmanız da yine benim gibi düşündüğünüz anlamına gelmez.. İçinizdeki bana ait düşünceyi ortaya çıkarttığınız anlamına gelir ki bu da yine benim sizin içinizde yatan bu düşüncenin ortaya çıkmasına sebep olduğumu gösterir.. İşte yine bana ait olan bir duyguyu sizin hissetmeniz mümkün olmayacaktır. Sadece belirttiğimde bilmenizi sağlayacaktır. Tıpkı sizin hissettiğiniz bir duygunun da benim de sizin gibi hissedemeyeceğim gibi.. &lt;/b&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Her duyguda olduğu gibi aşk duygusunun da her insanda farklı olduğunu biliriz.. Hissetmek için o insan olmak gerekir ki bu da imkansızdır. İnsanın içindeki düşünceyi tam anlamıyla hissetmek insanın yapabilecekleri arasında hiç bir zaman olamayacaktır.. Örnek vermem gerekirse şimdi siz, benim gözümle aşkı siz yine benim gözümle görebilir misiniz ?.. Eğer hayır diyorsanız, bırakın ben aşkı size sormadan yaşayayım.. Hatta daha fazlasını, çünkü her duyguda bu böyle olacaktır.. Bu yüzden sevmek yerine saygı duymayı tercih edin.. Benim saygı duyduklarıma da sevdiklerime de saygı duyun..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Benim onu sevip, saygı duyduğum gibi..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Orçun CANLIOĞLU&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/640481161940548953-163922526757978949?l=orcuncanlioglu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/feeds/163922526757978949/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/06/duygularm-sevmeyin-sayg-duyun.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/163922526757978949'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/163922526757978949'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/06/duygularm-sevmeyin-sayg-duyun.html' title='Duygularımı Sevmeyin, Saygı Duyun..'/><author><name>orcuncanlioglu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11637990529992664327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-640481161940548953.post-8543550788540003302</id><published>2010-05-31T23:50:00.007+03:00</published><updated>2010-06-01T00:20:54.536+03:00</updated><title type='text'>Hakikat Işık..</title><content type='html'>&lt;b&gt;Teknoloji o kadar gelişti ki, sevdiklerimizi Amerika'nın, Japonya'nın nimetleriyle yargılıyor, onları kazanıyor veya kaybediyoruz.. Batılılaşmak için batıdan örnek alarak gelişmeyi hedefleyen bir tarihe inat, batıya özenen ve onu taklit eden tarihi yazmaya başlıyoruz. Toplum farklı olarak birbirinden bağımsız kesimlere ayrılıyor. Birbirinden ayrılan kesim ne zengin fakir, ne işsiz işveren, ne de sağcı solcu.. Işığa doğru koşmaya çalışan insanlar ve karanlıkta hapsolmaya mahkum insanlara olarak ikiye ayrılıyor.. İşin kötü tarafı, bize ışığı tutanların oyunlarına geldikçe, karanlıkta yalnız kalmamak için insanlar yanlarına bir başkalarını daha çekiyor.. &lt;/b&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="-webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px; font-size:medium;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'times new roman';"&gt;( "Hiçbir millet aynen diğer bir milletin taklitçisi olmamalıdır. Çünkü bir millet, ne taklit ettiği milletin aynı olabilir, ne de kendi milliyetçiliği içinde kalabilir. &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: normal; "&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:'times new roman';"&gt;Mustafa Kemal Atatürk" )&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;31 Mayıs 2010&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Gazetelerde İsrail Devletinin yaptığı yanlışlıklar anlatılırken bir kesim susuyor, diğeri somut hayallerle hazırlık yapıyor. Bir diğeri Facebook ve benzeri sitelerde kurduğu grupların trilyonlara ulaşsa "Yeni Dünya Düzeni ve Büyük Ortadoğu Projesi" adındaki projenin tanıtım reklamlarını yaptığının farkına varmadan ve aptalca hareket ettiğini bilmeden, bir şey başarmış gibi oturduğu bir metrekareden daha az bir alana sığdırdığı poposunun rahatlığıyla keyifleniyor.. &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Kimisi içtiği kolanın Türkiye'ye ait olduğunu sanıyorken, kimisi de boş hayallerle kaderin ışığın bizim elimize geçeceğine inanıyor..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Oturduğumuz yerden "Allah büyük, kurtulacağız!" diyerek ya da "biz Müslümanız bize bir şey olmaz!" diye düşünerek ne bize yaklaşmakta olan mermiyi durdurabilir ne de onların gerçekleştirme aşamasında oldukları planlarını bozabiliriz..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;İnançla çalışmak, hayallerin gerçekleşeceğine inanmak ve onların hayal değil bir hedef olduğunu gören bir millet elbet hatayı görecek ve ışığa doğru el ele koşacak..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="-webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px; font-family:'Times New Roman';font-size:medium;"&gt;&lt;i&gt;( "Bugün vatanımızda bir milli kudret varsa, o cereyan, felaketlerden ders alan ulusun kalp ve dimağından doğmuştur. &lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: normal; "&gt;&lt;i&gt;Mustafa Kemal Atatürk" )&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Hep birlikte inançla.. El ele..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Hakikat Işık Türk'ün kalbinde..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Orçun CANLIOĞLU&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/640481161940548953-8543550788540003302?l=orcuncanlioglu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/feeds/8543550788540003302/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/05/hakikat-isk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/8543550788540003302'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/8543550788540003302'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/05/hakikat-isk.html' title='Hakikat Işık..'/><author><name>orcuncanlioglu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11637990529992664327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-640481161940548953.post-7514109951654111396</id><published>2010-05-15T00:38:00.006+03:00</published><updated>2010-05-19T12:29:47.635+03:00</updated><title type='text'>Görmedik, Duymadık, Bilmiyoruz..</title><content type='html'>&lt;b&gt;Kafalarımızı çerçeveden hafifçe geriye çekip içindekileri yaratana bir bakalım..Resmi çizen o parmaklara, resmi çizerken o düşüncelere,kurnazlıklara ve o oyunlarına bağlı olarak yaşadığımızı biliyoruz. Biliyor muyuz sahiden ? Kesinlikle hayır.. Bilmiyoruz. Bunu söylemek, bir şeyleri bildiğimiz anlamına hiç bir zaman gelmiyor.. Sürdürdüğünüz hayatı düşünün. Her gün yaşadığınız ve yeni yaşadım diyebildiğiniz şeyleri.. Kısa sürede hayat listesindeki sıradan bir satır olarak hatırlanabilir şeyler.. Bir sonrakinde daha farklısı, listenizdeki daha önce yazılmış olan yeniliğe bir çizik atmaya neden olacak nedenlere sahip oluyor. En sonunda listenin yazılı olduğu kağıt parçasını buruşturup atıp, hayat ile olan alışverişinizi bir sonraki haftaya erteliyorsunuz. Şimdiyse, elimize bu kağıt parçasını veren, bizi biraz olsun düşünmeye itip o kağıt parçasının buruşup atılmasına izin veren veya aslında bunu en baştan düşünüp bu sonun olacağını bilen zihniyetlerden hesap sorma zamanının geldiğini düşünmek için hala erken olduğunun görüşünde misiniz ? Düşünmek için cesaretin sadece takım elbise altlarındaki insanlarda mı var olduğuna mı inanırsınız ? Ya da düşünmeye sizler daima cesaret edemeyeceklerden misiniz ? Aynı zaman içerisinde birinin imkansız diye ön yargı ile birlikte ortaya koyduğunu diğerinin yapabileceğine inanmaz mıydınız ? En önemlisi imkansız diye adlandırılanın adını başarı olarak değiştirmeye inanmak istemez miydiniz ? Her hücresi muhteşem olan bizlerin aslında sadece bu sahnede seyirci olarak kalması aslında ne kadar asaletimizi koruyan rolcüler olduğumuzu göstermez mi ? Çözüme kavuşturmak istemediğimiz tek problemimiz de bu aslında. Seyirci olarak kaldığımız için bildiğimiz ve söyleyebileceğimiz tek şey; " Görmedik, duymadık, bilmiyoruz.. "&lt;/b&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Orçun CANLIOĞLU&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/640481161940548953-7514109951654111396?l=orcuncanlioglu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/feeds/7514109951654111396/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/05/kafalarmz-cerceveden-hafifce-geriye.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/7514109951654111396'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/7514109951654111396'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/05/kafalarmz-cerceveden-hafifce-geriye.html' title='Görmedik, Duymadık, Bilmiyoruz..'/><author><name>orcuncanlioglu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11637990529992664327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-640481161940548953.post-1759585632666914293</id><published>2010-04-24T02:35:00.002+03:00</published><updated>2010-04-24T03:11:05.161+03:00</updated><title type='text'>"Ey dostlarım! Unutmayın ki dünyada dost yoktur." Aristo</title><content type='html'>&lt;b&gt;Gerçekleri ortaya koyduğunuzda yargılanırsınız. Sizi ön yargılar ile birlikte yargılarlar..Ön yargılar kırılası en zor şeylerdir..  İnsanoğlunun sahip olduğu en büyük güçtür ön yargılar.. Kabul edilen fikirleri değiştirmek isteyeniniz oldu mu ? Bunu yapmayı amaçlayan insanları bir düşünün.. Ya dışlanırlar ya havalara uçurulurlar alkışlarla..  Bilirsiniz.. Yaşamı değiştirmeye kalkıştınız mı ? Kalkışanları duymuşsunuzdur.. İtilirler.. Sakınırlar..&lt;/b&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;İnsan öyle bir yaratıktır ki ne olursa olsun fark eder.. &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;İnsanoğlu ?      ..aydınlığı fark etti.. Karanlığın asaleti ile birlikte.. &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Sıcağı fark etti.. Soğuğun acımasız bakışlarıyla.. &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Mutluyu fark etti, mutsuzluğun huzursuzluğuyla..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Yaşamayı fark etti, yaşamdan göçüp gidenlerin korkusuzluğuyla..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Ondan farklı diye adlandırdıklarımıza dostlarımız diyoruz. Yarın yanımızda olacaklar diye değil.. Bugün yanımızdakilere; "Yarın da beraberiz!" diyebildiğimiz için belkide.. Kötülük yoktur dostlarda.. Her zaman iyidirler.. Her zaman samimidirler.. Hal bu ki, hangi canlı kötü birine dostum der ? Asla yoktur.. En iyisidir.. En güçlüsüdür.. En içten olanıdır dostlar.. Sahip olunan dost azdır. Gerçek dost diye adlandırılanlar çıkarlar uğruna sarf edilenlerdir aslında. Bir avuç toprak parçasını son kez üzerine attığında döktüğün gözyaşlarıdır dost.. Hiç solmasın diye mezarına koyduğun güldür.. "Bir kere olsun sesini duymalıyım" dediğindir.. Kaybettiğin yaşamdır.. Ölümsüz bir cesettir.. &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Göçüp gideceksin bu hayattan.. Düşünmelisin.. Kaç kişi ağlar arkandan ? Kaç gün tutarlar yasını ? Kaç gün sonra unutulur gidersin ?..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;"Doğarken sen ağlıyordun, başkaları gülüyordu..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Öyle bir hayat yaşa ki, öldüğünde sen gülesin, başkaları ağlasın.."   demiş Hz. Ali..  &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Bir karanlık yarat aydınlığında.. Koy içine bir kaçını.. Her şeyi bulursun orada.. Unutma, parmaklarının sayısı kadar bile kalmayacak sen olmadığında.. Ne için yaşadığını unutma ki, ne için öldüğünün önemi olsun.. Her düşündüğünü söyleme.. Onları düşün.. Ve lakin her söyleyeceğin şeyi de iyice düşün.. Ne için yaşıyorsan o kadar yükseleceksin ruhunla..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Unut bildiklerini.. Hatırla unuttuklarını.. Öylesin çünkü.. Sımsıkı sarıldıkların yok olurlar birden bire.. Kelam bulamazsın isyan etmeye.. Susarsın.. Öyleyse yaşa ama unutma;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;"Ey dostlarım! Unutmayın ki dünyada dost yoktur."  (Aristo)&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Orçun CANLIOĞLU&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:Arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px; font-size: small; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/640481161940548953-1759585632666914293?l=orcuncanlioglu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/feeds/1759585632666914293/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/04/ey-dostlarm-unutmayn-ki-dunyada-dost.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/1759585632666914293'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/1759585632666914293'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/04/ey-dostlarm-unutmayn-ki-dunyada-dost.html' title='&quot;Ey dostlarım! Unutmayın ki dünyada dost yoktur.&quot; Aristo'/><author><name>orcuncanlioglu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11637990529992664327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-640481161940548953.post-3843366404232953949</id><published>2010-04-20T19:13:00.002+03:00</published><updated>2010-04-20T23:25:17.599+03:00</updated><title type='text'>Yaşamı Biçimlendirdiler.. Bunu Sürdürüyorlar..</title><content type='html'>&lt;b&gt;Defalarca okuduğumuz bir kitap var bilmediğimiz.. Çok şey var bildiğimizi sandığımız bilinmezlikler.. &lt;/b&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Yapmamız gerekenler ve yapmamamız gerekenler diye ayırırız hayatı.. Bir düşünülmesi gerekenler bir de düşünülmemesi gerekenler diye düşünürüz..  Hayat basit gibi görünür bize. Halbu ki bizler gerçeğin içinde yaşayan, gerçekler ile yaşamaya mahkum, sahte yaşamları sürdürürüz. Basit bir yaşam sürdürdüğümüzü sanarız. Aslında yaşam çok değerlidir. Bir dostunla oturup yemek yerken fazla rutin gelir..  Fakat on dakika sonra, on dakika öncesine asla bir daha sahip olamayacağını anlamaktır hayat..  Geçen zamanın farkında olmaktır.. Yaşarken, seninle birlikte olanların farkına varmaktır.. Kaybettiklerinin farkına varmaktır. Hayat bir cesarettir.. Göçüp gideceğini bile bile sonsuza kadar bu dünyadaymış gibi yaşamaktır.. Çevre, davranış biçimlendirir insanı.. Hayat nice insanları sunar insana..  Resim çizdirir hayat.. Kırık duvarlara çizdirir..  Çaba sarf edersin o duvarlara resmini çizebilmek için.. Çizerken, düşüncelerin hayata verdiğin yıllarındır..  Her daim bir şeylere ihtiyaç duymaktır hayat.. Herkesin ve her şeyin bir şeylere ihtiyacı olduğu gibi.. Herkes duyduğu ihtiyaçlara göre hayatına insanları dahil eder.. duyduğu ihtiyaçlar uğruna hayatından insanları siler.. İşte bu sanat bir hayattır.. Dahil olduğun millet, dahil olduğun insanlık seni yönlendirir.. Hür düşünceler ve doğru düşünceler ile yaşayabilmek, bu derece aydınlık seni hayata karşı o kadar güçlendirir..  Kandırılmış, zihinleri bir başkaları tarafından belirlenmiş insanlar ise yaşamlarını biçimlendirdiler.. Bunu sürdürüyorlar..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;İşte senin de düşüncelerin yaşamı biçimlendirdiler.. ve bunu hala sürdürüyorlar..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Orçun CANLIOĞLU&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/640481161940548953-3843366404232953949?l=orcuncanlioglu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/feeds/3843366404232953949/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/04/yasam-bicimlendirdiler-bunu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/3843366404232953949'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/3843366404232953949'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/04/yasam-bicimlendirdiler-bunu.html' title='Yaşamı Biçimlendirdiler.. Bunu Sürdürüyorlar..'/><author><name>orcuncanlioglu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11637990529992664327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-640481161940548953.post-8645431245423693328</id><published>2010-03-22T13:25:00.005+02:00</published><updated>2010-03-22T15:26:26.889+02:00</updated><title type='text'>Ona Dair Olan Her Şey İle Birlikte..</title><content type='html'>&lt;b&gt;Duyguların serbestliği bitirir insanı bazen.. Yaşadığından daha fazlasını kalbinde hissedersin. Doğru yansıtmak istediklerin yok olur içinde..Kalbin onun için atıyordur.. Anlatamadıklarını içinde biriktirdikçe seni mahvederler.. Adını tekrarladıkça hafızanda izler bırakırsın..Unutmak, onu sevmemek kadar mümkün değildir. Beslediğin bir aşkı büyütürsün kalbinde.. çocuktur hep. Masum bir kedi kadar hafiftir. Duyguları, duygularınla bütünleşir.. Ruhunu acıtır seni terk edişi.. Ruhuna hapsolmuştur.. Özgürce bedeni hareket edebilir, ama ruhu asla.. Kalbine yansıtılmış bir aynadır.. Her gün onunla uyanır kendini görürsün. Çerçeveye sığdırırsın aşkını..Ona ve onunla yaşamaya alışmışsındır. Kaybetme ihtimali asla aklına gelmez. Geldikçe delirtir seni.. Çünkü onu kaybetmek, aslında kendini kaybetmektir senin için. Seni anlamaz..belki de anlamak istemez. Bir çok şeyi bilemezsin. Tek bildiğin onu çok sevdiğindir. O, bunu bilir. Fakat bilmediğine inandığı anda konuşur..Çünkü gururlu gözükecektir sana.."Hiç üzülmüyorum" demek için o zamanı bekleyecektir. O zamanda gitmeye karar verecektir..  İşte o zaman düşünürsün; " Hani kaybetme ihtimali her zaman insanı delirtirdi ya, işte o ihtimal gibi şimdi de dönme ihtimalini sunuyor hayatın sana"..&lt;/b&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Ona dair olan her şey ile birlikte.. &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Hoşçakal diyorsun ona..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Aynı zamanda görüşmek dileği ile..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Orçun CANLIOĞLU &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                       &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/640481161940548953-8645431245423693328?l=orcuncanlioglu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/feeds/8645431245423693328/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/03/ona-dair-olan-her-sey-ile-birlikte.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/8645431245423693328'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/8645431245423693328'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/03/ona-dair-olan-her-sey-ile-birlikte.html' title='Ona Dair Olan Her Şey İle Birlikte..'/><author><name>orcuncanlioglu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11637990529992664327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-640481161940548953.post-7258558016599395284</id><published>2010-03-14T22:24:00.004+02:00</published><updated>2010-03-15T17:08:44.197+02:00</updated><title type='text'>Doğruyu Söyler Bazen İnsan, Yanlışı Yaptığını Bile Bile..</title><content type='html'>&lt;b&gt;Sahte yalanlarla mutlu olmaya alışmış insanlarız..Gerçeğe layık olamamanın yarattığı bedenlerde yaşamaya mahkumuz. Doğruya inanmakta zorluk çekerken, yanlışlara hemen inanıveriyoruz. İyi niyetin kurbanı olmanın cinayetini kendimiz işliyoruz..Yalanın suç olduğunu bilsek de, doğrunun bedel ödettiği bir yaşam sürdürüyoruz.  Gözyaşları kadar yalancı olabiliyoruz. Kimi zaman mutluluklar uğruna akıp giderken, kimi zaman doğruluklar uğruna dökülebiliyoruz. Kafamızdaki şehirde yaşamaya çalıştığımız için yaşantılarımız bize aslında çok zor geliyor. Belki de bu yüzden şehirlerin sahte doğrularıyla mutluluğu arıyoruz. Kim bilebilir düşüncelerimizi ?.. Suçluluk bazen doğruyu söylemek olur yeri geldiğinde..Doğruyu söyler bazen insan, yanlışı yaptığını bile bile..&lt;/b&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Orçun CANLIOĞLU&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/640481161940548953-7258558016599395284?l=orcuncanlioglu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/feeds/7258558016599395284/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/03/dogruyu-soyler-bazen-insan-yanls-yaptgn.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/7258558016599395284'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/7258558016599395284'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/03/dogruyu-soyler-bazen-insan-yanls-yaptgn.html' title='Doğruyu Söyler Bazen İnsan, Yanlışı Yaptığını Bile Bile..'/><author><name>orcuncanlioglu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11637990529992664327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-640481161940548953.post-1711469300042481360</id><published>2010-03-13T15:36:00.004+02:00</published><updated>2010-03-13T16:09:59.599+02:00</updated><title type='text'>Her Zaman Onları Düşünme, Seni Hiç Düşünmeyebilirler..</title><content type='html'>&lt;b&gt;Çok düşünürsün bir şeyi..birilerini.. düşündüğün için zamanın akıp gittiğini anlarsın..Boşa olduğu ihtimalini aklına getirdikçe &lt;i&gt;"asla!"&lt;/i&gt; diye itiraz edebilirsin.. Düşüncelerinin içinde dolaştıkça, hislerinin ne kadar farklılaştığını fark edersin. Doğruyu yaptığından emin olmadıkça dolaşmaya, dolaştıkça yanlışlarını bulmaya ant içersin. Doğru olan sensindir aslında..Sadece yanlışları doğru kabul eden rutinleri değiştirirsin..Tarafsız olmayı dilersin, tarafsız olmanında aslında bir taraf olduğunu bile bile.. "Samimi"sindir. Yolundan sapmadan ilerleyebilirsin, sadece yanındakilerinin yanından ayrılmalarını istemeyerek. Hatalarını görmezden gelmek için zaman yoktur. Düşüncelerin hatalarını bulmaya zorlar, hatalar yaratmaya çalışırsın.. Yalnız kaldığını düşünürsün bir an için. Fakat yanındakiler sayılamayacak kadar fazladırlar. Sen sadece onları göremezsin..Belkide görmek istediklerini gördüğün için yanındakileri görmemişsindir.. Her zaman onlar için düşünmüşsündür..Yapılan yanlışlara tahammülün yoktur. Çünkü sadece onlar için yaşamışsındır. Aslında ne kadar iyi olduğunu fark ettiğinde kötülüğünü göstererek değerini bilmelerini istersin. Yeni düşünceleri benimsersin zihninde. Yeni şeylere itersin kendini, belkide birileri seni itmiştir. Bildiklerin unutulmaya layık olabilirler.. Konuşursun kendi kendine; " Her zaman onları düşünme, seni hiç düşünmeyebilirler.." diye..&lt;/b&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Orçun CANLIOĞLU&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/640481161940548953-1711469300042481360?l=orcuncanlioglu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/feeds/1711469300042481360/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/03/her-zaman-onlar-dusunme-seni-hic.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/1711469300042481360'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/1711469300042481360'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/03/her-zaman-onlar-dusunme-seni-hic.html' title='Her Zaman Onları Düşünme, Seni Hiç Düşünmeyebilirler..'/><author><name>orcuncanlioglu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11637990529992664327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-640481161940548953.post-4712799847394981711</id><published>2010-03-03T19:57:00.004+02:00</published><updated>2010-03-04T16:32:18.785+02:00</updated><title type='text'>Melankoli Rüzgarlar..</title><content type='html'>&lt;b&gt;Zihnime biriken nice duygunun körelmesine sebep olan duygulara kapılmanın verdiği mutluluğu yaşatmak kadar garip bir durumu yaşatıyorsun bana.. Ne kadar huzurlu olsa da, sona erdiğinde üzüldüğüme sevindiğim bir rüya kadar garipsin belkide.. Şaşıran duygularım karşısında şaşırtıcı olmak kadar ilginç ve güzel olmanın durumunu bana hissettirdiğini söyleyebilirim. Uyanmak istemezcesine görülen bir rüya,  havanın sıcağında esen bir meltem kadar hoşnut edici olduğunu bilmek, ne kadar mükemmel olduğunu sorgulamak kadar sonsuz aslında..Bazen zor olanları yaşamanın insanı olgun yaptığını söylersin..Seni yaşamanın, insanı aslında yeniden yarattığını bilmezcesine..Kimi gerçekleri yalanlar uğruna kaybetmektense, gerçek olan acılar ile var olma çabanı bilirim. Her zaman iyi olsa da, kimi zaman melankoli rüzgarlar estirirsin birden bire..İstemeyipte mutlu edici, hafifçe dokunan o tatlı melankoli rüzgarlar..yoldaki yaprakları ince bir dokunuşla hareket ettirir gibi, duygularımı hareketlendiren rüzgarlar.. Ilık bir mutluluk kadar gülümsetici, hissettikçe yanımda hissettiğim o muhteşem rüzgarlar..&lt;/b&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Orçun CANLIOĞLU&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/640481161940548953-4712799847394981711?l=orcuncanlioglu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/feeds/4712799847394981711/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/03/melankoli-ruzgarlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/4712799847394981711'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/4712799847394981711'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/03/melankoli-ruzgarlar.html' title='Melankoli Rüzgarlar..'/><author><name>orcuncanlioglu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11637990529992664327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-640481161940548953.post-3872027441146007235</id><published>2010-01-27T03:58:00.011+02:00</published><updated>2010-02-09T17:59:45.850+02:00</updated><title type='text'>Hoş Bir Eda..</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;b&gt;Siyah gözlerinin siyah bakışlar altında, beyaz gülüşünü eksik etmediğinin farkına vardığımı bilmeni isterim. Hep var olan gülümseyişinin olmadığında yaşamımda eksikliğini hissettiğimi anladığımın da..Yaşamda var olan birçok şeyin farkına beraber vardık belkide. Rutin yaşamımıza karşın, farklı bir şeyler yaptığımızda garipsediğini hatırlar gibiyim. Olayın farkına sonradan varmıştık.Bugünde farklı olsun, bugünde farklı olalım diye konuşuruz. Önemli olan, hayatın akışında kaçırdığımız bazı şeyler değil, önemli olan hayatın akışında kaçırdığımız beraber bazı şeylerdi. Hayata değer veren bir yaşam, yaşama değer veren bir eda var kalbimizde. Ne yaşamlarımızdaki mutluluğu sen ve bensiz, ne sen ve bensiz mutluluğu yaşamlarımızda bulduk. Sevmeye değer bir aşk, dostluğa değer bir arkadaşlık gibiyiz. İki gövdede yaşayan bir ruhu yaşatıyoruz aslında. Nefes almadan yaşamayacağını bildiğimiz için,  yaşatmaya mahkumuz. Mahkum olmanın üzüntüsünü mü çekiyoruz ? Tabi ki hayır. Aslında bu mahkumları yaşatmak için mahkumuz birbirimize. Zarif bakışlarındaki masumluk kadar verdiğin gülümseyişin içimde garip bir etki uyandırdığını fark ettim. Gülümseme ihtimalinin bile mutluluk verdiğini, seni uzunca tanımış olmamdan sonra fark ettim. Aslında asıl olan, hayatımda yeri olması gereken asıl bir hakikat olduğunu fark ettim. Yokluğundaki yaşamın, yaşama dair bir yaşam olmadığını fark ettim. Hoş bir eda ile yaşamanın aslında senle yaşamaktan farklı olmadığını fark ettim..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold; "&gt;Orçun CANLIOĞLU&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/640481161940548953-3872027441146007235?l=orcuncanlioglu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/feeds/3872027441146007235/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/01/siyah-gozlerinin-siyah-bakslar-altnda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/3872027441146007235'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/3872027441146007235'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/01/siyah-gozlerinin-siyah-bakslar-altnda.html' title='Hoş Bir Eda..'/><author><name>orcuncanlioglu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11637990529992664327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-640481161940548953.post-3516126888591799012</id><published>2010-01-21T01:30:00.006+02:00</published><updated>2010-01-21T02:13:07.634+02:00</updated><title type='text'>Onu Özlemeyen Var Mı ?</title><content type='html'>&lt;b&gt;      &lt;/b&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Nasıl bulmak istiyorsan, öyle bırak !&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;b&gt; diye bir laf duymuşsunuzdur. Fakat bizim milletimize ne kadar söylense, bu lafın dinlemediğini biliriz. Türk halkının belkide kötü olan bir özelliği de tuvaletleri nasıl bulduysa öyle bırakmamalarıdır. Konumuz Türk halkının tuvaletleri temiz bırakmaması mı ? Elbette hayır. Sadece bu lafı biraz geniş çaplı düşünmemiz için mutavassıt ettim. Aslında, asıl düşünmemiz gerekenin de bu olduğu görüşündeyim. Sizce biz bu ülkeyi bulduğumuz gibi bırakan insanlar mıyız ? Elbette Hayır. Biraz tebessümleri azaltıp, ciddi ciddi bakmalıyız. Savunduğumuz görüşlerin farklı olmalarına saygı duymaktansa hemfikir olmayı istediğimizden ve bu tip vahim düşüncelere kapılmamızdan aslında bize bırakılandan çok, emanet edilen bu ülkeyi nasıl bulmak istediğimize dair akıllarımızda hiçbir şey olmamasına sebep yarattığını görebiliyoruz. 87 yıllık tarihi hiçe sayıp yeniden tarih yazmak isteyenlerin, 80. Yıldan önce ve 80. yıldan sonra diye döneme ayıranların, kendini yeni bir önder olarak görmeye çalışanların ve bu yoldan çıkarak yeni bir döneme girilebileceğini savunanların kötü yaşamlarına ortak olmaktan başka bir şey yapmıyoruz. Geçmiş şanlı tarihini bilmeyenlerin tarih öğrettiği bir dönemde, hep "O" nun fikirlerine ihtiyaç duyuyoruz. " Yaşasaydı şimdi ne yapardı ? " sorusunu her seferinde tekrarladıkça onu unutturmak isteyen insanların tenkitlerine maruz kalıyoruz. Tabi, rutin soruların arasında bir soruyu da sormaktan vazgeçiyor muyuz ? Elbette Hayır. " Acaba onu özlemeyen var mı ? demekten sıkılmadıkça onu sanki hep zor zamanlarımızda hatırlıyor diye düşünüyoruz. Unuttuğumuzu düşünüyoruz, unuttuğunu hatırlamanında aslında bir hatırlama olduğunu düşünmediğimiz kadar.. Onu aslında çok özlüyoruz, hiç kimseyi özlemediğimiz kadar.. &lt;/b&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt; "Mustafa Kemal Atatürk"&lt;/b&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Orçun CANLIOĞLU&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/640481161940548953-3516126888591799012?l=orcuncanlioglu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/feeds/3516126888591799012/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/01/onu-ozlemeyen-var-m.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/3516126888591799012'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/3516126888591799012'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/01/onu-ozlemeyen-var-m.html' title='Onu Özlemeyen Var Mı ?'/><author><name>orcuncanlioglu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11637990529992664327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-640481161940548953.post-413532784252459939</id><published>2010-01-16T02:09:00.004+02:00</published><updated>2010-01-16T02:59:30.337+02:00</updated><title type='text'>Olan Sadece Bize Oluyor</title><content type='html'>&lt;b&gt; Çok farklı yaşamlarımızdan, çok farklı insanlar çıkıyor birden bire.. İçimizdeki farklıları fark edemediğimiz için birbirimizden farklı oluyoruz aslında. Doğrular fısıldandığında kulaklarımızı tıkayıp bağırmaya başlarken, yalan ve yanlışları ne kadar güzel haykırıyoruz hayata.. Bu kadar çok bağırıpta duyuramadığımız kendimiz varız. Belkide bunun yanılgıları içinde yaşadığımız için hep yanlışı doğru gibi kabul ediyoruz. Bizi değiştiren insanlar, bizi değiştiren bir insan ve bizi değiştiren aslında biziz. Düşünceler bize ait değil. Düşüncelerimiz sadece başkalarının düşünceleri.. Hep başkalarından aldığımız etkiyi veriyoruz yaşamlarımıza. Yaşamayı, "yaşamak" kadar basit gördüğümüz için acınası hallerimize büyük değerler veriyor, önemsiyoruz. Sadece bildiklerimizi yapmaya mahkum canlılar olarak bakıyoruz etrafımıza. Görebilmek ne mümkün ? Sadece bakmakla yetinen canlılar olabilmek için çabalıyoruz belkide.. İstediğimizden yapıyoruz. İstediğimiz o vahim yaşam aslında. Kabul ettiğimiz, bildiğimiz, "işte bu" dediğimiz, bir o kadar yanlış hayatı kendimize örnek alıyoruz. Farklı insanların farklılıklarını yaşıyoruz. Sadece yaşıyoruz.. Ama  bilmiyoruz, kim bize bu yaşamı sunuyor ki biz böyle kabul ediyoruz. Hükmeden insanlar gibi gözüken, aslında her zaman hükmedilmeye mahkum insanları benimsiyoruz kalplerimizde. Hayatımızı hiçler uğruna harcarken, bize hayat verene ne hesap vereceğimizi düşünmüyoruz. Çıkarlarımızı düşünüyoruz, başkalarını düşünmediğimiz kadar.. Ne kadar doğru diye haykırdıklarımızın yanlış olduğunu bilsekte, yine de doğru diye haykırmaya devam ediyoruz. Olan bize oluyor..Umutsuz bakışlarımız ardında olan sadece bize oluyor..&lt;/b&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Orçun CANLIOĞLU&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/640481161940548953-413532784252459939?l=orcuncanlioglu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/feeds/413532784252459939/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/01/olan-bize-oluyor.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/413532784252459939'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/413532784252459939'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2010/01/olan-bize-oluyor.html' title='Olan Sadece Bize Oluyor'/><author><name>orcuncanlioglu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11637990529992664327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-640481161940548953.post-6240764129794806290</id><published>2009-12-14T00:25:00.004+02:00</published><updated>2010-01-16T02:53:10.351+02:00</updated><title type='text'>Kapattık ama neyi açıyoruz ?</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;S&lt;/span&gt;&lt;b&gt;on günlerin karışmış Türkiye'sinin karışmış partisinin karışılık içerisinde kapatılması ile çalkanalıyor gazetelerin manşetleri..Evet bu sefer sözde değil resmi bir gerçek var sahnede. Demokratik Toplum Partisi kapatıldı. Toz pembe bakanlar &lt;/b&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;" Yaşasın DTP Kapatıldı ! "&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;b&gt; ile nitelendirirken geri kalan kısım ise &lt;/b&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;" Kapattık ama hadi hayırlısı "&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;b&gt; diye durumu ortaya döküyor. Kişisel düşüncemde bu yönde, bir parti kapatıldı evet ama bakalım hangi olayları hangi eylemleri okuyacağız gazetelerde. Bu konuda ikiliğie düşmek, kafalarda soru işareti bırakmak pek kolay değil. Çünkü daha ikinci günden PKK Yandaşlarının eylemlerini, saldırılarını görmeye ve birilerinden duymaya başladık. Birkaç parçaya bölündük.. Kapatanlar, &lt;/b&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;" İşte olay budur ! "&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;b&gt; derken mağdur olduklarını düşünenler &lt;/b&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;" Kapatılmamızdan medet umanlarla hesaplaşacağız ! "&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;b&gt; diyorlar. Bir kısım varki oda olayları izlemekle yükümlü olan Türk halkı.. Her ağızdan farklı bir ses çıksada, bir sesi duyuyoruz hep birlikte. Haa, &lt;/b&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;yaşasın DTP kapatıldı &lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;b&gt;diyoruz. Hadi bakalım şimdi nasıl bir topluluğu çıkaracaklar karşımıza merakla bekliyoruz. Biri bitti biri başlayacak mı ? diye geçiriyoruz içimizden. Birçok düşünceyi ortaya koyduk, tek yürek olduk. Ama bir soruyuda sormaktan vazgeçemiyoruz, &lt;/b&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;" Kapattık ama neyi açıyoruz ?"..&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;Orçun CANLIOĞLU&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/640481161940548953-6240764129794806290?l=orcuncanlioglu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/feeds/6240764129794806290/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2009/12/kapattk-ama-neyi-acyoruz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/6240764129794806290'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/6240764129794806290'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2009/12/kapattk-ama-neyi-acyoruz.html' title='Kapattık ama neyi açıyoruz ?'/><author><name>orcuncanlioglu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11637990529992664327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-640481161940548953.post-7791358598499509932</id><published>2009-11-21T00:24:00.005+02:00</published><updated>2010-01-16T02:53:30.041+02:00</updated><title type='text'>Seni, beni değiştirecekler yakında..</title><content type='html'>&lt;b&gt;İlk olarak "Kürtçe" den başlandı çalışmalara, daha sonra milletvekili gibi dağdaki adamlar indi yanlarımıza, ayakta alkışlandılar devletin büyük görevinden geliyorlarmışçasına..Bu iş artık dağa çıkıp iki asker şehit edip şehirde bomba patlatmaya benzemiyor. Akıllandı herkes, resmi kişilere resmi konuşursan inecek bu ülkede herşey..Kürtçe konuşan cihazlar sürüldü piyasaya, sebebi ise Türkiye sınırları içinde Türk vatandaşı olmalarına rağmen "Türkçe"yi anlayamamış olmaları..Şimdi ise şehirlerin isimlerini değiştirmeye geldi olay. Buna dur diyenler elini korkak alıştırıyor bu ülkede, &lt;/b&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;bekleyelim bakalım ne yapacaklar ?&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;b&gt; Bu düşünceleri öne sürenlerin cefasını çekiyoruz belkide. Kuracaklar kuracaklar.. yakında bir devlet kuracaklar, oldu bittiye gelecek herşey. Sadece bakıyor ve izliyoruz. &lt;/b&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;Acaba sırada ne var ?&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;b&gt; diye..Şanlı Osmanlı Devleti yükseldi ve bitti. &lt;/b&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;Türkiye Cumhuriyeti&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;b&gt; yükseldi, hemde çok iyi yükseldi bakalım kimler bitirecek. Yeni Abdülhamitler, Vahdettinler yetiştiriyoruz, hiçbir zaman Mustafa Kemal'ler yetiştiremeyeceğimiz gibi..Yok yok bu böyle olmayacak seni beni değiştirecekler yakında..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;Orçun CANLIOĞLU&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/640481161940548953-7791358598499509932?l=orcuncanlioglu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/feeds/7791358598499509932/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2009/11/seni-beni-degistirecekler-yaknda.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/7791358598499509932'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/7791358598499509932'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2009/11/seni-beni-degistirecekler-yaknda.html' title='Seni, beni değiştirecekler yakında..'/><author><name>orcuncanlioglu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11637990529992664327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-640481161940548953.post-2062227465366798642</id><published>2009-11-19T17:40:00.004+02:00</published><updated>2010-01-27T03:22:18.178+02:00</updated><title type='text'>Başbakan olmadı ben de olmayacağım !</title><content type='html'>&lt;p&gt;      &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;b&gt;         Günlerdir ortalığı kasıp kavuran bir "griplik" var Türkiye'de.. Her kafadan ayrı bir ses herkesten ayrı bir tavsiye var. Bilende konuşuyor bilmeyen de.  Domuz Gribi'ni yolladılar bizlere, ölümlerinden çok kargaşası ülkeyi karıştırdı. İlk ürpertti sonra çaresi var ! deyip aşılar getirtildi. Sıradaki konu ise "Aşı olacak mısınız ?" sorusuna net cevap veremeyenlerin ve içlerinden "OLMAYACAĞIM ! "diyenlerin "şu an düşünmüyorum, gerek duymuyorum ama siz olun" demesi " sen olursan bende olacağım " durumuna gelmiştir. Hükümetin onay verdiği aşılara, hükümeti tahta %40 lık bir oranla oturtanlardan %40'ı acaba aşı olacak mı ? çok merak ediyorum doğrusu. "O" olmuyor mazereti var. Peki sen neden olmuyorsun ? Cevaplayabilen insanların yüzde kaçı sudan sebepler haricinde net bir cevap veremiyor şaşırmamalı.. Haa, birde işin "kendi" tarafı var. "Herkesin kişisel fikri, karışamayız" diyenler neden acaba "DİN" konularındada Kur'anda yazılanların zıt yönünde bir yön çiziyorlar ? bilemeyeceğim. "Cana geleceğine mala gelsin" düşünceleriyle hareket edenler şimdi "Bana gireceğine sana girsin" düşüncelerini ortaya koymuş insanların önümüzdeki on yıl içinde nasıl bir mutasyona uğrayacağını bekliyorlar. Biz tartışaduralım aşı olanlar beklemeye..Bakalım kesin cevabı kim verecek bu ülkede ? Ee haliyle bir mazerette dolaşır oldu şu günlerde; "Başbakan olmadı ben de olmayacağım ! "&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;Orçun CANLIOĞLU&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/640481161940548953-2062227465366798642?l=orcuncanlioglu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/feeds/2062227465366798642/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2009/11/basbakan-olmad-ben-de-olmayacagm.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/2062227465366798642'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/2062227465366798642'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2009/11/basbakan-olmad-ben-de-olmayacagm.html' title='Başbakan olmadı ben de olmayacağım !'/><author><name>orcuncanlioglu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11637990529992664327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-640481161940548953.post-583234245780906077</id><published>2009-11-19T17:28:00.001+02:00</published><updated>2010-01-16T02:54:15.214+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;b&gt;SAMP ve Rol&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;b&gt;            SAMP ve Rol, aslında hiç bilmeden ya da öğrenmeden bakıldığında ne kadar birbirlerine uzak kavramlar olsa da, çalışan zihniyetlerin bu konuda ne kadar başarılı olduğunu görebiliyoruz. SAMP tabanında İstanbul gibi bir sahnede, hayal gücünün sınırlarını zorlayarak, fantastik bir hayattan tamamen uzak ve eğlenceli olan bu platformda, başarının kimler tarafından ölçüleceği bilinmesede, bilinen bir gerçek var ki; gerçek dostluk ve arkadaşlığı birbirine bağlayan en sağlam iplerden olduğunu farkedebilmek çok zor değil. Hasid Bilge Schneur Zalman’ın dediği gibi: “Yaratılışın amacı, sınırlı ayrıntıların içindeki Sınırsızı ortaya çıkartmaktır.” Gerçekten bunu, bu sahnede yaşayabilir ve yaşatabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;             &lt;em&gt;&lt;b&gt;Vendetta Role Play&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;b&gt;            Çok söze gerek yoktu bence, v3 te bulunduğum bir sahneydi. Geç katıldığım sahnede karakterimi erken öldürmüştüm. Rol arkadaşlıklarından öte, gerçek dostluğu görmek ve tutunmaya çalışmak en büyük çabalarımdan olsada, ilk katılanlardan olmak benim için en iyisi olacaktı. Kendi kendime gösterdiğim ön yargıların ne kadar zor yıkılabileceğini bilsemde, çalışmak ve çabalamanın bir bedeli olacağını düşünüyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;                   &lt;em&gt;&lt;b&gt;    İstanbul'da Hayat Role Play&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlklerden olmak amacıma gelen bir şanstı aslında. SAMP tabanında rolü ve rolün nasıl yapılacağını bildiğim için bu şansı iyi değerlendirmem gerekirdi. İlk öncelikle etrafımdakileri taşıdım. Sonra tanımadıklarımı.. Geçen 6-7 aylık süre içinde rol bakımından kendimi ve ekibimi kanıtlamış olmak, bu konuda özgüven ve rahatlık veriyordu. Kafamda soru işareti değil, kafasında soru işareti kalanlara çözüm oluyordum. İlk ekibim kanıtlandı, aylar sonrada ben. Şimdi ise sahneyi gerçek dostluğa çevirmeye çalışıyor aynı zamanda bu sahneyi yönetmeye çalışıyorum.Amaç o sahnede rol yapmak değil, herhangi bir sahnede dostluk kurmaktır. Ne mutlu bunun için çalışan zihniyetlere..&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;                                                                                                                                                                                                &lt;em&gt;&lt;b&gt;Orçun CANLIOĞLU&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/640481161940548953-583234245780906077?l=orcuncanlioglu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/feeds/583234245780906077/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2009/11/samp-ve-rol-samp-ve-rol-aslnda-hic.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/583234245780906077'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/583234245780906077'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2009/11/samp-ve-rol-samp-ve-rol-aslnda-hic.html' title=''/><author><name>orcuncanlioglu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11637990529992664327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-640481161940548953.post-2198203842433085071</id><published>2009-11-19T07:35:00.003+02:00</published><updated>2010-01-16T02:53:51.429+02:00</updated><title type='text'>Eksantrik Sansür</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Eksantrik Sansür&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;   &lt;br /&gt;&lt;b&gt;        Yeni bir kural çıkardılar; &lt;/b&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;"Hiçbir gazeteci Ergenekon başta olmak üzere faili meçhuller, çete ya da cunta soruşturmaları ile ilgili tek kelime yazamayacak"&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;b&gt; Sebebi ise gizlilik ihlali adı ile açılan soruşturmalara sebep &lt;/b&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;olmasıyMIŞ.&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;b&gt; Halbuki dünyanın hiçbir yerinde hiçbir gazeteciye haber doğru olduğu sürece herhangi bir soruşturma açılamaz. Arkasındaki gizli nedenleri, bugün maymuna çevirdikleri anayasaya güvenerek yasaklayan hükümetin ülke basınını susturmaya yönelik çabaları nasıl sonuç getirecek çok merak ediyorum doğrusu..Ülke insanlarından gizlediklerini bu seferde basın yayın sektöründeki insanlardan gizlemeye çalışmaları sonuç vermemiş olacak ki yeni kanunlar yeni kurallar ile resmi müdahale yapılıyor.  Peki bu karar meclisin onayını aldıktan sonra ne olur ? Ülke insanından bir çok gizlenen şeyler gizli insanların gizli bilgileri olmaktan öte gidemeyeceği gibi, kendi alın teriyle birşeyler başaran ülkemiz gazetecilerinin, kağıtlara bu olayları değil, gündüz kuşağındaki programların senaryo ile yapılmış olan olaylarını gerçekler gibi yansıtmasına neden olur belkide..Muhtemelen cezaevlerinde sevgilisini testereyle kesip öldürenler değil, doğruları anlattığı için yargılanan gazetecileri göreceğiz.Ülkenin senaryolarını yazanlar her zamanki gibi golü attılar, bakalım hakEmler golü verecek mi ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;Orçun CANLIOĞLU &lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/640481161940548953-2198203842433085071?l=orcuncanlioglu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/feeds/2198203842433085071/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2009/11/eksantrik-sansur.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/2198203842433085071'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/640481161940548953/posts/default/2198203842433085071'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://orcuncanlioglu.blogspot.com/2009/11/eksantrik-sansur.html' title='Eksantrik Sansür'/><author><name>orcuncanlioglu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11637990529992664327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry></feed>
